top of page

Genel Kolluk Disiplin Hukukunda Kısa Süreli Durdurma Cezası

  • Yazarın fotoğrafı: Mustafa Kürşat AKYEL
    Mustafa Kürşat AKYEL
  • 25 Haz
  • 6 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 30 Haz


7068 Sayılı Kanun Kısa Süreli Durdurma Cezası

7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun; Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline uygulanacak disiplinsizlikleri, disiplin cezalarını ve bunların uygulanma usulünü düzenlemektedir. Anılan Kanun’un 7’nci maddesinde sayılan disiplin cezalarından biri de personelin kademe ilerlemesini belirli bir süre durduran kısa süreli durdurma cezasıdır.


İşbu çalışmada; kısa süreli durdurma cezasının hukuki niteliği ve süresi, bu cezayı gerektiren fiiller, cezanın Jandarma ve Sahil Güvenlik personeli yönünden aylıktan kesmeye dönüştürülmesi, cezayı vermeye yetkili merciler, disiplin soruşturması ve savunma hakkı, zamanaşımı ile itiraz ve yargısal denetim hususları 7068 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde ele alınmaktadır.


İçindekiler

1. Cezanın Hukuki Niteliği ve Süresi


1. Cezanın Hukuki Niteliği ve Süresi


7068 sayılı Kanun’un 7’nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca kısa süreli durdurma cezası; personelin bulunduğu kademede ilerlemesinin dört, altı veya on ay süre ile durdurulması olarak tanımlanmıştır. Söz konusu ceza, personeli görevden uzaklaştırmamakla birlikte, mesleki ilerlemesi ve özlük hakları bakımından doğrudan sonuç doğuran ağır nitelikli bir disiplin yaptırımıdır.


Aynı maddenin üçüncü fıkrası gereğince, kısa süreli durdurma cezasının uygulanmasında cezanın üst ve alt kademeleri ağır ya da hafif ceza sayılmaz; dört, altı ve on aylık süreler bu yönüyle eşdeğer kabul edilir. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca, geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel hakkında bir derece hafif cezanın uygulanması mümkündür.


Kanun’un 6’ncı maddesi uyarınca disiplin amirleri ve kurulları, takdir haklarını ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli biçimde ve mutlaka gerekçeli olarak kullanmak zorundadır. Takdir hakkı kullanılırken; disiplinsizliğin işleniş biçimi, işlendiği zaman ve yer, hizmete olumsuz etkisinin ağırlığı, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, personelin kusurunun ağırlığı, daha önceki disiplin durumu ile samimi ikrarı ve gösterdiği pişmanlık gözönünde bulundurulur.


2. Kısa Süreli Durdurma Cezasını Gerektiren Fiiller

7068 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller cezanın süresine göre üç grupta düzenlenmiştir.


Dört ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında; amir ve memurlara görevle ilgili olarak yalan söylemek, denetim görevini yerine getirmemek, izinsiz veya kabul edilebilir özrü olmaksızın kesintisiz olarak üç günden fazla ve beş güne kadar göreve gelmemek, amirlerini veya mesai arkadaşlarını haksız yere şikâyet etmek, astlarını ya da mesai arkadaşlarını dövme girişiminde bulunmak, toplu olarak sözlü veya yazılı şikâyette bulunmak, görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davranmak ve astları ya da mesai arkadaşlarına yönelik sürekli ve sistemli baskı ile taciz uygulamak yer almaktadır.


Altı ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller ise; doğrudan veya aracı eliyle astlarından ya da iş sahiplerinden hediye veya borç almak, kabul edilebilir mücbir sebepler dışında borçlanıp ödememeyi alışkanlık hâline getirmek, görevde kullanılan telsiz haberleşme araçlarıyla görevle ilgili olmayan veya saygısızca konuşmalar yapmak, teslim alınan motorlu araç, makine ve teçhizatta ağır kusur veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusurla hasara sebep olmak, kurumun hiyerarşik düzenini bozacak yahut amir veya üstlerin otoritesini zedeleyecek nitelikte eleştiride bulunmak, hizmet dışında resmî sıfatın gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak davranışlarda bulunmak ile kendisine tevdi edilen göreve başlamayı çeşitli mazeretlerle geciktirmek olarak sayılmıştır.


On ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında; amir ve üstlere iletilmesi gereken olayları ve bunlara ilişkin bilgileri gizlemek, yetkili olmadığı hâlde basın ve yayın kuruluşları aracılığıyla kamuoyuna bilgi veya demeç vermek, silahla dikkatsizlik, tedbirsizlik ya da ihmal sonucu yaralamaya sebebiyet vermek, hizmet aracıyla ağır kusur veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusurla trafik kazası sonucu yaralamaya yol açmak ve aynı rütbedeki meslektaşları ile diğer mesai arkadaşlarını tehdit etmek bulunmaktadır.

Belirtmek gerekir ki anılan fıkrada yer alan kimi alt bentler, Anayasa Mahkemesi kararları ve sonradan yapılan kanun değişiklikleriyle iptal edilmiş veya yeniden düzenlenmiştir. Bu nedenle somut olayda, fiilin işlendiği ve cezanın verildiği tarihte yürürlükte bulunan hükmün güncel hâlinin esas alınması zorunludur.


3. Jandarma ve Sahil Güvenlik Personeli Yönünden Aylıktan Kesmeye Dönüştürülme


7068 sayılı Kanun’un 8’inci maddesinin yedinci fıkrası, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında görev yapan ve terfileri 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu hükümlerine tabi olan personel bakımından özel bir düzenleme öngörmüştür.


Bu fıkraya göre, anılan personel hakkında kısa süreli durdurma cezası verilmesini gerektiren hâllerde, kademe ilerlemesinin durdurulması yerine brüt aylıklarının beşte biri ila dörtte biri (1/5 ilâ 1/4) oranında kesinti yapılır. Maddenin sekizinci fıkrası uyarınca bu cezalar, disiplin amirlerince değil, yetkili disiplin kurullarınca verilir.


17 Ocak 2019 tarihli değişiklik öncesinde bu fıkra yalnızca 926 sayılı Kanun’a tabi personeli kapsarken, anılan değişiklikle uzman jandarma, uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve erler de fıkra kapsamına dâhil edilmiştir. Bu itibarla, cezaya konu fiilin işlendiği ve cezanın verildiği tarihteki mevzuat ile personelin statüsü, cezanın türü ve yerine getirilme şekli yönünden belirleyici olmaktadır.


4. Cezayı Vermeye Yetkili Disiplin Kurulları


Kısa süreli durdurma cezası, disiplin amirlerince değil, yetkili disiplin kurullarınca verilir. 7068 sayılı Kanun’un 13 ve devamı maddelerinde disiplin amirleri ile disiplin kurullarının kuruluşu, görev ve yetkileri ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir.


Jandarma teşkilatı bakımından, Kanun’un 20’nci maddesi uyarınca il jandarma disiplin kurulu; il, ilçe ve geçici bölge komutanlıklarındaki yüzbaşı ve daha alt rütbelerdeki subay, astsubay, uzman jandarma ile diğer sınıflardaki memurlara, meslekten çıkarma ve Devlet memurluğundan çıkarma cezası dışında kalan disiplin cezalarını —kısa süreli durdurma cezası dâhil— vermeye yetkilidir. Daha üst rütbedeki personel yönünden ise Jandarma Genel Komutanlığı Merkez ve Yüksek Disiplin Kurulları görevlidir.


Emniyet teşkilatı yönünden 17’nci, Sahil Güvenlik teşkilatı yönünden 23’üncü madde hükümleri uygulanır. Yetkili kurulun belirlenmesinde, Kanun’un 26’ncı maddesi gereğince personelin fiili işlediği tarihteki görev yeri esas alınır; fiili işledikten sonra rütbe veya görev unvanı değişen personel hakkında ise son kadro/görev unvanı karşılığı rütbe dikkate alınır.


5. Disiplin Soruşturması ve Savunma Hakkı


Disiplin cezası verilebilmesi için usulüne uygun bir disiplin soruşturması yapılması zorunludur. Kanun’un 14’üncü maddesi uyarınca, maiyetinden birinin disiplinsizlik teşkil eden bir fiilini öğrenen disiplin amiri, olayın araştırılması gerektiği kanaatine varırsa bizzat veya yazılı olarak görevlendireceği soruşturmacılar eliyle disiplin soruşturması yürütür.


Kanun’un 31’inci maddesi savunma hakkını güvence altına almıştır. Buna göre disiplin amirleri veya kurulları tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. İlgiliye savunma için verilecek süre yedi günden az olamaz; süresi içinde savunmasını yapmayan personel savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. Hakkında savunma istenen personel, bu tarihten itibaren soruşturma evrakını inceleme hakkına sahiptir.


Kanun’un 5’inci maddesi gereğince, bir fiilden dolayı yürütülen adli soruşturma veya kovuşturma; aynı fiilden ötürü ayrıca disiplin soruşturması yapılmasına, disiplin cezası verilmesine ve bu cezanın yerine getirilmesine engel teşkil etmez. Disiplin hukuku ile ceza hukuku, konuları ve amaçları itibarıyla birbirinden bağımsızdır.


6. Zamanaşımı


7068 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesi, disiplin cezası verme yetkisini iki ayrı zamanaşımı süresine bağlamıştır. Buna göre, kısa süreli durdurma cezalarını gerektiren fiillerde; fiilin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.


Her hâlde, disiplin cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi düşer. Zamanaşımı; tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.


7. İtiraz, Kesinleşme ve Yargısal Denetim


Kısa süreli durdurma cezası disiplin kurullarınca verildiğinden, bu cezaya karşı disiplin amirlerine yönelik idari itiraz yolu öngörülmemiştir. Kanun’un 30’uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, Bakan ile disiplin kurullarının verdiği disiplin cezalarına karşı ancak idari yargı yoluna başvurulabilir.


Jandarma teşkilatı yönünden, Kanun’un 21’inci maddesi gereğince il jandarma disiplin kurulunun meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları, konuşlu bulunulan ilin valisinin onayıyla kesinleşir. Kanun’un 32’nci maddesi uyarınca kesinleşen disiplin cezalarına karşı iptal davası açılabilir; dava açma süresi, kesinleşen cezanın ilgiliye tebliğinden itibaren işlemeye başlar. 33’üncü madde gereğince ceza, kesinleşmesini müteakip yerine getirilir.


8. Değerlendirme ve Sonuç


Sonuç olarak kısa süreli durdurma cezası; personelin kademe ilerlemesini dört, altı veya on ay süreyle durduran, terfileri özel kanunlara tabi Jandarma ve Sahil Güvenlik personeli bakımından ise brüt aylığın belirli oranlarında kesinti şeklinde uygulanan, mesleki kariyer ve özlük hakları yönünden ağır sonuçlar doğuran bir disiplin yaptırımıdır.


Cezanın hukuka uygun olabilmesi; usulüne uygun bir disiplin soruşturması yapılmasına, savunma hakkına riayet edilmesine, yetkili kurulca ve zamanaşımı süreleri içinde karar verilmesine ve takdir hakkının gerekçeli biçimde kullanılmasına bağlıdır. Bu unsurlardan herhangi birinin eksikliği, cezanın idari yargı denetiminde iptaline yol açabilir.


İşbu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup hukuki mütalaa niteliğinde değildir. Somut uyuşmazlıklar bakımından, güncel mevzuat ve yargı içtihatları çerçevesinde bir avukattan hukuki destek alınması tavsiye olunur.


Av. Mustafa Kürşat AKYEL

Yorumlar


bottom of page